Connect with us

Ajanda

Kalp ve damar hastalığı gençlerde de yaygınlaşıyor! KALBİMİZİ KORUYAN 10 ÖNERİ

Sağlıksız beslenmeden hareketsiz yaşam tarzına; sigaradan fazla kiloya birçok etken kalp hastalıklarına neden oluyr

Yayınlanma zamanı

-

Sağlıksız beslenmeden hareketsiz yaşam tarzına; sigaradan fazla kiloya; diyabetten yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi risk faktörlerine dek birçok etken kalp hastalıklarına neden oluyor. Dünyada ve ülkemizde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının gençlerde de giderek yaygınlaştığını belirten Acıbadem Maslak Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Semiz, bazı basit uygulamalarla kalp hastalıklarına karşı önlem alınabileceğini vurguluyor. Prof. Dr. Ender Semiz, 29 Eylül Dünya Kalp Günü kapsamında yaptığı açıklamada kalbimizi korumamızı sağlayacak 10 önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sebze, meyve ve tam tahıllı ürünler tüketin; bakliyat ve balık ağırlıklı beslenmeye öncelik verin. Yapılan çalışmalar; Akdeniz diyetinin ölüm riskini azalttığını gösteriyor. Fast-food yiyeceklerden, salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş ürünlerden, trans ya da doymuş yağlardan, rafine karbonhidrat diye bilinen basit şekerlerden ve gazlı ya da gazsız tatlandırılmış içeceklerden uzak durun. Bu içeceklerin günde bir kez tüketilmesi bile diyabet riskini yüzde 20 artırıyor.  

  • Egzersizi ihmal etmeyin

Düzenli fiziksel aktivite, kalp ve damar sağlığını koruma ve geliştirme açısından temel bir yaşam biçimi olmalı. Fiziksel egzersiz kalp ve damar hastalığı riskini azaltıyor. Haftada en az 150 dakika orta derecede ya da en az 75 dakika ileri seviyede fiziksel aktivitede bulunun.

  • Sigaradan uzak durun

Kalp hastalığına bağlı her üç ölümden yaklaşık biri sigara kullanımından ya da pasif sigara içiminden kaynaklanıyor. Yapılan çalışmalar, elektronik sigaraların masum olmadığını, klasik sigara içiminde görülen riskleri barındırdığını gösteriyor.

  • İdeal kilonuzu sağlayın

Fazla kilonun; diyabet hastalığı, kan yağlarında yükseklik, kan basıncı yüksekliği ve sonunda kalp damar hastalığına yol açmasından dolayı ideal kiloya inmek çok önemli. Obezite sorunu hareketsizlik ve kötü beslenme alışkanlıkları nedeniyle ülkemizde çocuklar ve gençler arasında da giderek yaygınlaşıyor.

  • Tuz tüketimini kısıtlayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Semiz “30-80 yaşlarındaki kan basıncı yüksek olan yetişkinlerde tuz tüketiminin günde 1 gr azaltılmasının, büyük kan basıncı değerini 3-4 mmHg düşüreceği, dolayısı ile kalp ve damar hastalığı riskini azaltacağı bilinmektedir. Tuz tüketimini azaltmanın en pratik yolu, masaya tuzluğu koymamaktır. Yemek pişerken tencereye eklenen az miktardaki tuz ile salçadaki, ekmekteki ya da sebzelerdeki doğal tuz vücut gereksinimimizi karşılayacaktır” diyor.

  • Uyku düzenini sağlayın

Altı saatten kısa süreli ya da kalitesi düşük uyku kan basıncını yükseltiyor; dolayısıyla kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlıyor. Çok uzun uyku süresi de kalp hastalığı riskini artırıyor. Bu nedenle uyku düzeninizi sağlamaya özen gösterin.

  • Stres yönetimini iyi yapın

Psikososyal iş stresi ve iş kaybına yönelik endişeler ile depresyon, huzursuzluk ve öfke gibi ruhsal durumlar, kalp hastalıkları riskini ve kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskini artırıyor. Bununla birlikte özel ve sosyal yaşama ait sıkıntılar da kalp sağlığını tehdit ediyor. Bu nedenle stres yönetiminin akılcı bir yaklaşımla çok iyi yapılıp, bu sıkıntıların bertaraf edilmesi -en azından etkilerinin en aza indirilmesi- gerekiyor.  

  • Sosyal olun

Küçük çevre, yalnızlık ve zayıf ruhsal destek kalp hastalığı riskini artırıyor. Toplumsal ilişkiler ile ölüm riskinin bağlantısını araştıran büyük çaplı 148 araştırmanın sonucu; kötü ve yetersiz sosyal ilişkilere kıyasla, yeterli ve sağlıklı sosyal ilişkilerin sağ kalım sürelerini yüzde 50 artırdığını gösteriyor.

  • Kalp sağlığına yönelik “check-up” programlarını önemseyin

Özellikle sizde, damar sertliğinin artmasına yol açan diyabet hastalığı, hipertansiyon, kolesterol ya da trigliserid yağlarının yüksekliği gibi sorunlardan birisi ya da birkaçı, ailenizde genç yaşta kalp krizi ya da felç geçiren yakınlarınız varsa, sigara kullanıyorsanız, orta yaşı da geçtiyseniz; düzenli olarak yıllık kalp kontrollerinizin yapılması gerekiyor.

  • İlaçlarınızı düzenli kullanın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Semiz “Özellikle kan sulandırıcı, kolesterol düşürücü ya da tansiyon düşürücü ilaç kullanıyorsanız, doktorunuza sormadan kesinlikle ilaçlarınızı kesmeyin, doz değişikliği yapmayın ve ilaçlarınızı zamanında alın! Canlı hücre duvarının önemli yapıtaşlarından biri ve tüm hormonların ana maddesi olan kolesterol, elbette canlı yaşamı için gereklidir ama bir yere kadar. Fazlası ya da yüksek riskli kişilerde ilaçlarla kolesterolün belirli seviyelerin altına çekilmemesi, kalp krizi ve felç başta olmak üzere, kalp damar hastalıklarına ciddi olarak davetiye çıkarmaktadır” diyor.

Tamamını Oku
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ajanda

Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından Mutfak Dostları Derneği, “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”ni, 10 kategoride sahipleri ile buluşturdu.

Published

on

Türkiye’nin en eski sivil toplum kuruluşlarından biri ve gastronomi alanının saygın temsilcisi olan Mutfak Dostları Derneği, geçtiğimiz yıl üç onur ödülü vererek başlattığı “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”ni, bu yıl sekiz dalda sahipleri ile buluşturdu. 18 Ocak 2020 tarihinde Moda Deniz Klübü’nde gerçekleşen ve Fransız şef Laurent Capdeville’in “Şefin Mutfağı; Par is tanbul” temasıyla sunduğu gala yemeği ile sahiplerini bulan olan ödüller şu kategorilerde verildi:

  • Yılın Türk Şefi – Osman Sezener, Od Urla
  • Yılın Yabancı Şefi – Fabio Brambilla, D.ream Grup Mutfak Direktörü
  • Yılın Genç Şefi – Murat Deniz Temel, Alaf
  • Yılın En İyi Geleneksel Lokantası – Kısmet İzmir
  • Yılın En İyi Yabancı Konsept Lokantası – Shang Palace, Shangri La Bosphorus
  • Yılın En İyi Tek Ürün Geleneksel Lokantası – Bayramoğlu Döner
  • Yılın En İyi Pastanesi / Tatlı evi – Orkide Pastanesi, Gaziantep
  • Yılın En İyi Ürün Satış Noktaları (Yiyecek&İçecek) – Çemen’s Gurme, Kayseri

Gecede, jüri özel ödülünü Anadolu mutfağına getirdiği çağdaş yorumlarla şef Deniz Şahin, Mutfak Dostları Derneği kurucularından Tuğrul Şavkay’ın anısını yaşatmak üzere verilen “Tuğrul Şavkay Başarı Ödülü”nü ise, sürdürülebilir tarıma ve yerel üretimin öncü ismi, Gürsel Tonbul aldı.

Bir sivil toplum kuruluşunun başlattığı ilk ödül

“Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”, Türkiye’de gastronomi alanında bir sivil toplum kuruluşunun başlattığı ve organize ettiği ilk ödül programı olma niteliğini taşıyor. Bu yönüyle tamamen objektifkritereler ile işleyen ödül sistemi, sekiz kategorinin her biri için ön jürinin önerilerinin ana jüri tarafından değerlendirilmesi yöntemine dayanıyor.

Ödül törenine ilişkin olarak Mutfak Dostları Derneği Başkanı Zeynep Kakınç şunları söyledi: “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’ni bu yıl tüm kategorileriyle hayata geçirmiş olmaktan çok mutluyuz. 2020, derneğimizin 30.yılı yılı olması nedeniyle de bizler için ayrı bir önem taşıyor… 18 Ocak akşamı verilen ödüllerin ülkemizin gastronomi sahnesinde sürdürülebilir ve güvenilir bir referans olmasını hedefliyoruz, zira Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri, bu alana 30 yıldır yoğun katkı sunan bir sivil toplum kuruluşu tarafından veriliyor. Bu, ülkemizde bir ilki temsil etmesi bakımından hayli önemli… Dilerim sonuçlar da, bu alanda yılmadan, titizlikle çalışan kişi ve kuruluşları motive ederek gastronomi dünyamızın çıtasının daha da yükseğe çıkmasına destek olur.”

Tamamını Oku

Ajanda

Kayseri Gastronomi Turizm Çalıştayı Sona Erdi

16-17 Kasım tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir etkinlik programıyla sona erdi.

Published

on

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 16-17 Kasım tarihlerinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir programın ardından sona erdi.  İki gün süren ve halka açık olan etkinlikte,  herkesin yakından tanıdığı ünlü İtalyan şef Danilo Zanna’nın Buon Appetito – Bir İtalyan Şefin Türk Mutfağına Yolculuğu” başlıklı konuşması, ünlü yemek yazarı Sahrap Soysal’ın “Kayseri’nin Unutulan Ev Yemekleri”, usta kasap Cüneyt Asan’ın pastırma şovu ile şef Murat Bozok ve Hülya Tiritoğlu’nun “Kayseri Mutfağı” atölyesi büyük ilgi gördü. Eyüp Kemal Sevinç, Yunus Emre Akkor, Ebru Baybara Demir gibi ülkemizin gastronomi alanında en önemli şeflerinin ve birbirinden değerli panelistlerin Kayseri’nin gastronomi turizmindeki rol haritasını masaya yatırdığı oturumlar ilgiyle dinlendi.

16-17 Kasım tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir etkinlik programıyla sona erdi.

Çalıştayın Pazar günü programına herkesin yakından tanıdığı ünlü İtalyan şef Danilo Zanna ve ünlü yemek yazarı Sahrap Soysal damgasını vurdu. Danilo Zanna “Buon Appetito – Bir İtalyan Şefin Türk Mutfağına Yolculuğu” başlıklı konuşmasında Türk ve Kayseri mutfağına dair izlenimlerini paylaştı. Sahrap Soysal ise Kayserili et ustası Kemal Koçak ve yerel şef Ceylani Koçyiğit ile birlikte “Kayseri’nin Unutulan Ev Yemekleri” başlıklı muhteşem bir yemek şovu gerçekleştirdi. Çalıştayda, Zeynep Kakınç (Mutfak Dostları Derneği Başkanı), Ebru Koralı, (TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi , Global Gastroekonomi Zirvesi Komite Başkanı) gibi sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı “Gastronomi Turizminde Kadın Kooperatiflerinin Önemi”, “Gastronomik Destinasyonlar ve Festivallerin Önemi”, “Gastronomi Şehri Olmak” başlıklı oturumlar ilgiyle dinlenirken, programın bitiminde yer alan değerlendirme oturumunda Kayseri’nin gastronomi turizminde izlemesi gereken yol haritası hazırlanan “Sonuç Bildirgesi” ile ortaya kondu ve şu noktaların önemi vurgulandı:

  • Öncelikle Kayseri’nin gastronomik mirasını ortaya koyan bir lezzet envanterinin çıkartılması gerekmektedir. Şehrin doğal, miras ve gastronomik kaynaklarının belirlenmesi, tarım ve nitelikli artizan gıda ürünlerinin belirlenmesi, gastronomik rotaların çıkartılması, yemek tarifleri ve özel yemeklerin kayıt altına alınması gibi çalışmalar yapılmalıdır.
  • Kayseri’deki gastronomik ürünler, üreticiler ve geleneksel artizan gıda sektörüne yönelik girişimlere hız verilmelidir. Coğrafi işaretleme yapılması (menşei ve mahreç işaretleri), nitelikli artizan ürünlerin korunması, üreticilere yönelik, geleneksel üretim teknikleri, gıda güvenliği ve hijyen sertifika programları geliştirilmesi (kasabından lokantasına herkese doğru bilgilerin öğretilmesi ve uygulanmasının sağlanması), nihai ürün haline getirilmesi (yani ürünlerin ambalajlanıp satılması veya kaybolan lezzetlerin restoran menülerine girmesi gibi) bu alanda yapılması gerekenlerin başında gelmektedir.
  • Şehirdeki turizm sektörünün kapasite (ikram ve konaklama) analizinin yapılması, mevcut kapasitenin ortaya konması, şehrin taşıma kapasitesinin belirlenmesi ve yapılması gereken yatırımların stratejik planlanması açısından önemlidir. Ayrıca dünyadaki diğer derecelendirme sistemlerinin yapısını baz alan, işletmelere yönelik gastronomik derecelendirme sistemleri geliştirilmesi de gerekmektedir.
  • Gastronomik kültürü yaymak için sürdürülebilir tanıtım etkinlikleri ve aktiviteler düzenlenmesi gerekmekte ve gastronomi iletişimi çalışmaları stratejik bir şekilde planlanmalıdır. Tüm yıla yayılacak  gastronomik etkinlikler, gastronomi festivalleri, gastronomik ticaret fuarları ve pazarları düzenlenmesi gibi etkinliklerle kente yıl boyuna gastronomi turistlerinin gelmesi sağlanmalı, Kayseri nitelikli gastronomi etkinlikleri ile özdeşleşerek bu alanda markalaşmalıdır.
  • Kayseri mutfağının geleneksel mirasını uygulamalı olarak turistlere aktaracak  ve deneyim yaşatacak mekanlar oluşturulması  önemlidir. Örneğin Kayseri mutfağının öğelerini yansıtan bir mutfak müzesi kurulmalı, tarihi dokuya ve mimariye uygun tasarlanmış sucuk, pastırma, yoğurt gibi yerel ürünlerin hikayelerinin ve üretim aşamalarının da izlenebileceği tadım merkezleri kurulmalıdır.
  • Kayseri’de gastronomik araştırma ve eğitim merkezleri kurulması, var olan mevcut kurumların müfredatının geleneksel Kayseri mutfağını gelecekle buluşturacak bir vizyonla ele alınması gerekmektedir. Şehrin geleneksel mutfağını yansıtan, envanter çalışması sonunda ortaya çıkacak  unutulmaya yüz tutmuş ürün ve reçetelerin uygulamalı olarak öğretileceği, içinde bu reçetelerin sunulduğu  bir restoran yer alan, turistlere yönelik atölye çalışmalarının, seminerlerin düzenleneceği mutfak enstitüleri ve eğitim merkezleri kurulmalıdır.
  • Gastronomi turizmde özellikle sosyal gastronomi kavramı da planlamalara dahil edilmeli, özellikle kadınlara ve dezavantajlı gruplara istihdam ve ekonomik getiri sağlayacak, geleneksel gıda ürünlerinin üretildiği kooperatiflere destek verilmesi, mutfak eğitimi programları geliştirilmeli ve iş imkanları sağlanmalıdır.
  • Kayseri’nin gastronomi turizminde izleyeceği strateji ve yapılacak çalışmalar, bu aşamadan itibaren “GASTROKAYSERİ” markası altında toplanacaktır.

Kayseri iki gün süren çalıştay boyunca usta kasap Cüneyt Asan, Eyüp Kemal Sevinç (Şef, EKS Mutfak Kurucusu), Yunus Emre Akkor (Şef, Yazar), Ebru Baybara Demir (Şef, Sosyal Girişimci), Osman Serim, (MDD Başkan Yrd.,TKKAD Başkan Yrd., F&B danışmanı),  Ahmet Örs, (Gastronomi Yazarı, Kanaat Önderi), Tayyar Zaimoğlu, (ÇUKTOB Başkanı, TURYİD ve TÜROFED Yönetim Kurulu Üyesi) birbirinden değerli konuşmacıları ağırladı. Gerçekleştirilen “Gastronomi Turizmi ve Kültürel Miras”, “Bir Ürün Olarak Gastronomi Turizmi: Özgünlük ve Değer Yaratma, Yerel Ürünlerin Markalaşması”, “Geleneksel Mutfak Mı Yaratıcı Mutfak Mı?” başlıklı oturumlarda Kayseri mutfağının ve gastronomik zenginliğinin nasıl öne çıkarılması gerektiği ve yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı.


 İçeriği Türkiye’nin gastronomi alanındaki tek ajansı olan Logos İletişim tarafından hazırlanan etkinlik, bugünkü Kayseri coğrafyasında turizm ve gastronomi başlıkları üzerinde tüm tarafların içinde olacağı bir tartışma yaratarak, yereldeki dinamikleri ve paydaşları bu alanda harekete geçirdi.

Tamamını Oku