Connect with us

Ajanda

27. Worldfood İstanbul Fuari | 4-7 Eylül 2019

27. Worldfood İstanbul Fuar Direktörü Semi Benbanaste: “Türkiye gıda ihracatında daha büyük başarıları hakediyor. Rekabette kalmak ve rekabetçi kalmak için uluslararası fuarlar önemli”

Yayınlanma zamanı

-

WORLDFOOD İSTANBUL FUARI’NDA HEDEF GIDA SEKTÖRÜ IHRACATINDA DURAĞANLIĞI AŞMAK

4-7 Eylül 2019 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde, 1.000’den fazla markanın katılımıyla gerçekleşecek olan 27. Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı -WorldFood İstanbul, gıda sektörünün tüm oyuncuları için bir buluşma noktası. Ulusal ve uluslararası birçok markanın yer alacağı Fuar’da, sektörün ekonomisi derinlemesine ele alınarak gıda ve gastronomi alanında yaşanan en yeni gelişmeler, uluslararası rekabetteki son durum ve sektöre dair veriler dört gün boyunca gerçekleşecek paneller ve konferanslar ile ele alınacak.

Ulusal ve uluslararası birçok markaya ev sahipliği yapacak olan Fuar,
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, T.C. Ticaret Bakanlığı, KOSGEB, Gastronomi Turizmi Derneği (GTD), TÜGİDER (Tüm Gıda Dış Ticaret Derneği), PAKDER (Tarım Ürünleri Hububat Bakliyat İşletme ve Paketleme Sanayicileri Derneği), İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamülleri İhracatçıları Birliği, ETÜDER (Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği, MARSAP (Marmara Bölge Satınalma Yöneticileri Platformu), PLAT (Özel Markalı Ürünler Sanayicileri ve Tedarikçileri Derneği) ve Aşçılar Derneği tarafından destekleniyor.

GIDADA IHRACATI ARTIRMAK IÇIN ULUSLARARASI FUAR KATILIMLARI ÖNEMLI

Gıda sektörüne dair durağanlığa işaret eden verilere rağmen ülke potansiyelinin önemine değinen FUAR DIREKTÖRÜ SEMI BENBANASTE, 2019 yılının Ocak-Nisan döneminde tarım ve gıda ürünleri ihracatının yüzde 1,0 düşerek 5,37 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. Benbanaste şöyle devam etti: “Bildiğiniz gibi, gıda ve içecekler sanayi üretiminde küçülme çok sık görülen bir gelişme değil. İç tüketimdeki durgunluk ile ihracattaki sınırlı gerilemenin gıda ve içecekler sanayii üretiminde daralmaya yol açtığının altını çizmek isteriz. Olumsuz görünen tabloyu lehimize çevirebilmek için kadim mutfağımızı zenginleştiren özgün ve otantik tarım ürünlerimizin; entegre bir üretim, saklama ve ambalajlama süreci sonucunda ihraç edilmesi oldukça önemli” dedi.

Türkiye’nin tarım ve gıda sektörünün büyüklüğü ve potansiyelinin tartışılmaz olduğunu söyleyen BENBANASTE, “Biz, ITE Türkiye olarak bulunduğumuz noktada, dış talebi artırarak üretimi körükleyecek, dolayısıyla bu alana yatırımı da artıracak bir mekanizmanın parçasıyız. Talebi artırabilirsek arz buna çok hızlı ve olumlu tepki verecektir. Bu yıl için hedefimiz gerek nicelik gerekse nitelik olarak B2B görüşmelerinde çıtayı daha yukarıya taşıyabilmek. Türkiye’nin gıda ürünleri ihracatına ölçülebilir katkı sunacağımıza inanıyoruz. Şu anda yıllık tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 20 milyar dolar seviyelerinde gerçekleşiyor. Ülkemizin daha büyük rakamlara ulaşmayı hak ettiğine inanıyoruz” şeklinde görüşlerini paylaştı.

REKABETTE KAL, REKABETÇI KAL

Benbanaste gıda sektörüne çağrı yaparak, “Günümüzde, hangi sektörde olursanız olun, “rekabette kalmak ve rekabetçi kalmak” için fuar ortamlarında olmak ve o atmosferi solumak şart. Katılımcılarımız da bilgilerini güncellemek, rekabeti tanımak, yeni pazarlara girmek ve dünyayla senkronize olmak için fuarda yer alıyor” dedi.

Geçen sene 2017 yılına göre uluslararası ziyaretçi oranında %52 artış yakalayan WorldFood İstanbul Fuarı, 2018 yılında 29 ülkeden 430 katılımcı, 133 ülkeden 16 BIN 85 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı. Fuar 4 günde, katılımcılarına toplamda 339 MILYON EURO’NUN üzerinde yeni iş hacmi potansiyeli yaratma imkanı sağladı. Fuar, bu yıl yükselen bir grafikle 45 ülkeden, 500 katılımcı ve 20 BINDEN fazla ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor.

Perakende zincirleri, içecek, süt ve süt ürünleri, et ve tavuk ürünleri, yaş sebze-meyve, deniz ürünleri, dondurulmuş ürünler, temel gıdalar ve yağlar, şekerli mamuller, unlu mamuller, hububat ve kuruyemiş gibi başlıklarda pek çok marka ve üretici 27. WorldFood İstanbul’da olacak. 350’den fazla yerli katılımcı markanın yer alacağı Fuar’da, son dönem tüketim trendleri ile birlikte yükselen bir başka değer olan özgün yöresel lezzetler sunulacak.

ALIM HEYETI PROGRAMI BU YIL DA ULUSLARARASI IŞ BIRLIKLERINE IMKAN SUNACAK

WorldFood İstanbul Fuarı’nın en etkili alanlardan biri olan ‘Alım Heyeti Programı’ ITE Turkey ve Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ortaklığında gerçekleşecek. Alım heyeti programı ile katılımcı firmalara ihracat potansiyeli yaratan Fuar’a, Çin, Fransa, Almanya, Rusya, İngiltere, Hindistan, Hollanda ve Amerika’nın da aralarında bulunduğu birçok ülkeden 100’den fazla yabancı alıcının gelmesi hedefleniyor.

Tamamını Oku
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ajanda

Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından Mutfak Dostları Derneği, “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”ni, 10 kategoride sahipleri ile buluşturdu.

Published

on

Türkiye’nin en eski sivil toplum kuruluşlarından biri ve gastronomi alanının saygın temsilcisi olan Mutfak Dostları Derneği, geçtiğimiz yıl üç onur ödülü vererek başlattığı “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”ni, bu yıl sekiz dalda sahipleri ile buluşturdu. 18 Ocak 2020 tarihinde Moda Deniz Klübü’nde gerçekleşen ve Fransız şef Laurent Capdeville’in “Şefin Mutfağı; Par is tanbul” temasıyla sunduğu gala yemeği ile sahiplerini bulan olan ödüller şu kategorilerde verildi:

  • Yılın Türk Şefi – Osman Sezener, Od Urla
  • Yılın Yabancı Şefi – Fabio Brambilla, D.ream Grup Mutfak Direktörü
  • Yılın Genç Şefi – Murat Deniz Temel, Alaf
  • Yılın En İyi Geleneksel Lokantası – Kısmet İzmir
  • Yılın En İyi Yabancı Konsept Lokantası – Shang Palace, Shangri La Bosphorus
  • Yılın En İyi Tek Ürün Geleneksel Lokantası – Bayramoğlu Döner
  • Yılın En İyi Pastanesi / Tatlı evi – Orkide Pastanesi, Gaziantep
  • Yılın En İyi Ürün Satış Noktaları (Yiyecek&İçecek) – Çemen’s Gurme, Kayseri

Gecede, jüri özel ödülünü Anadolu mutfağına getirdiği çağdaş yorumlarla şef Deniz Şahin, Mutfak Dostları Derneği kurucularından Tuğrul Şavkay’ın anısını yaşatmak üzere verilen “Tuğrul Şavkay Başarı Ödülü”nü ise, sürdürülebilir tarıma ve yerel üretimin öncü ismi, Gürsel Tonbul aldı.

Bir sivil toplum kuruluşunun başlattığı ilk ödül

“Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”, Türkiye’de gastronomi alanında bir sivil toplum kuruluşunun başlattığı ve organize ettiği ilk ödül programı olma niteliğini taşıyor. Bu yönüyle tamamen objektifkritereler ile işleyen ödül sistemi, sekiz kategorinin her biri için ön jürinin önerilerinin ana jüri tarafından değerlendirilmesi yöntemine dayanıyor.

Ödül törenine ilişkin olarak Mutfak Dostları Derneği Başkanı Zeynep Kakınç şunları söyledi: “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’ni bu yıl tüm kategorileriyle hayata geçirmiş olmaktan çok mutluyuz. 2020, derneğimizin 30.yılı yılı olması nedeniyle de bizler için ayrı bir önem taşıyor… 18 Ocak akşamı verilen ödüllerin ülkemizin gastronomi sahnesinde sürdürülebilir ve güvenilir bir referans olmasını hedefliyoruz, zira Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri, bu alana 30 yıldır yoğun katkı sunan bir sivil toplum kuruluşu tarafından veriliyor. Bu, ülkemizde bir ilki temsil etmesi bakımından hayli önemli… Dilerim sonuçlar da, bu alanda yılmadan, titizlikle çalışan kişi ve kuruluşları motive ederek gastronomi dünyamızın çıtasının daha da yükseğe çıkmasına destek olur.”

Tamamını Oku

Ajanda

Kayseri Gastronomi Turizm Çalıştayı Sona Erdi

16-17 Kasım tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir etkinlik programıyla sona erdi.

Published

on

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 16-17 Kasım tarihlerinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir programın ardından sona erdi.  İki gün süren ve halka açık olan etkinlikte,  herkesin yakından tanıdığı ünlü İtalyan şef Danilo Zanna’nın Buon Appetito – Bir İtalyan Şefin Türk Mutfağına Yolculuğu” başlıklı konuşması, ünlü yemek yazarı Sahrap Soysal’ın “Kayseri’nin Unutulan Ev Yemekleri”, usta kasap Cüneyt Asan’ın pastırma şovu ile şef Murat Bozok ve Hülya Tiritoğlu’nun “Kayseri Mutfağı” atölyesi büyük ilgi gördü. Eyüp Kemal Sevinç, Yunus Emre Akkor, Ebru Baybara Demir gibi ülkemizin gastronomi alanında en önemli şeflerinin ve birbirinden değerli panelistlerin Kayseri’nin gastronomi turizmindeki rol haritasını masaya yatırdığı oturumlar ilgiyle dinlendi.

16-17 Kasım tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir etkinlik programıyla sona erdi.

Çalıştayın Pazar günü programına herkesin yakından tanıdığı ünlü İtalyan şef Danilo Zanna ve ünlü yemek yazarı Sahrap Soysal damgasını vurdu. Danilo Zanna “Buon Appetito – Bir İtalyan Şefin Türk Mutfağına Yolculuğu” başlıklı konuşmasında Türk ve Kayseri mutfağına dair izlenimlerini paylaştı. Sahrap Soysal ise Kayserili et ustası Kemal Koçak ve yerel şef Ceylani Koçyiğit ile birlikte “Kayseri’nin Unutulan Ev Yemekleri” başlıklı muhteşem bir yemek şovu gerçekleştirdi. Çalıştayda, Zeynep Kakınç (Mutfak Dostları Derneği Başkanı), Ebru Koralı, (TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi , Global Gastroekonomi Zirvesi Komite Başkanı) gibi sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı “Gastronomi Turizminde Kadın Kooperatiflerinin Önemi”, “Gastronomik Destinasyonlar ve Festivallerin Önemi”, “Gastronomi Şehri Olmak” başlıklı oturumlar ilgiyle dinlenirken, programın bitiminde yer alan değerlendirme oturumunda Kayseri’nin gastronomi turizminde izlemesi gereken yol haritası hazırlanan “Sonuç Bildirgesi” ile ortaya kondu ve şu noktaların önemi vurgulandı:

  • Öncelikle Kayseri’nin gastronomik mirasını ortaya koyan bir lezzet envanterinin çıkartılması gerekmektedir. Şehrin doğal, miras ve gastronomik kaynaklarının belirlenmesi, tarım ve nitelikli artizan gıda ürünlerinin belirlenmesi, gastronomik rotaların çıkartılması, yemek tarifleri ve özel yemeklerin kayıt altına alınması gibi çalışmalar yapılmalıdır.
  • Kayseri’deki gastronomik ürünler, üreticiler ve geleneksel artizan gıda sektörüne yönelik girişimlere hız verilmelidir. Coğrafi işaretleme yapılması (menşei ve mahreç işaretleri), nitelikli artizan ürünlerin korunması, üreticilere yönelik, geleneksel üretim teknikleri, gıda güvenliği ve hijyen sertifika programları geliştirilmesi (kasabından lokantasına herkese doğru bilgilerin öğretilmesi ve uygulanmasının sağlanması), nihai ürün haline getirilmesi (yani ürünlerin ambalajlanıp satılması veya kaybolan lezzetlerin restoran menülerine girmesi gibi) bu alanda yapılması gerekenlerin başında gelmektedir.
  • Şehirdeki turizm sektörünün kapasite (ikram ve konaklama) analizinin yapılması, mevcut kapasitenin ortaya konması, şehrin taşıma kapasitesinin belirlenmesi ve yapılması gereken yatırımların stratejik planlanması açısından önemlidir. Ayrıca dünyadaki diğer derecelendirme sistemlerinin yapısını baz alan, işletmelere yönelik gastronomik derecelendirme sistemleri geliştirilmesi de gerekmektedir.
  • Gastronomik kültürü yaymak için sürdürülebilir tanıtım etkinlikleri ve aktiviteler düzenlenmesi gerekmekte ve gastronomi iletişimi çalışmaları stratejik bir şekilde planlanmalıdır. Tüm yıla yayılacak  gastronomik etkinlikler, gastronomi festivalleri, gastronomik ticaret fuarları ve pazarları düzenlenmesi gibi etkinliklerle kente yıl boyuna gastronomi turistlerinin gelmesi sağlanmalı, Kayseri nitelikli gastronomi etkinlikleri ile özdeşleşerek bu alanda markalaşmalıdır.
  • Kayseri mutfağının geleneksel mirasını uygulamalı olarak turistlere aktaracak  ve deneyim yaşatacak mekanlar oluşturulması  önemlidir. Örneğin Kayseri mutfağının öğelerini yansıtan bir mutfak müzesi kurulmalı, tarihi dokuya ve mimariye uygun tasarlanmış sucuk, pastırma, yoğurt gibi yerel ürünlerin hikayelerinin ve üretim aşamalarının da izlenebileceği tadım merkezleri kurulmalıdır.
  • Kayseri’de gastronomik araştırma ve eğitim merkezleri kurulması, var olan mevcut kurumların müfredatının geleneksel Kayseri mutfağını gelecekle buluşturacak bir vizyonla ele alınması gerekmektedir. Şehrin geleneksel mutfağını yansıtan, envanter çalışması sonunda ortaya çıkacak  unutulmaya yüz tutmuş ürün ve reçetelerin uygulamalı olarak öğretileceği, içinde bu reçetelerin sunulduğu  bir restoran yer alan, turistlere yönelik atölye çalışmalarının, seminerlerin düzenleneceği mutfak enstitüleri ve eğitim merkezleri kurulmalıdır.
  • Gastronomi turizmde özellikle sosyal gastronomi kavramı da planlamalara dahil edilmeli, özellikle kadınlara ve dezavantajlı gruplara istihdam ve ekonomik getiri sağlayacak, geleneksel gıda ürünlerinin üretildiği kooperatiflere destek verilmesi, mutfak eğitimi programları geliştirilmeli ve iş imkanları sağlanmalıdır.
  • Kayseri’nin gastronomi turizminde izleyeceği strateji ve yapılacak çalışmalar, bu aşamadan itibaren “GASTROKAYSERİ” markası altında toplanacaktır.

Kayseri iki gün süren çalıştay boyunca usta kasap Cüneyt Asan, Eyüp Kemal Sevinç (Şef, EKS Mutfak Kurucusu), Yunus Emre Akkor (Şef, Yazar), Ebru Baybara Demir (Şef, Sosyal Girişimci), Osman Serim, (MDD Başkan Yrd.,TKKAD Başkan Yrd., F&B danışmanı),  Ahmet Örs, (Gastronomi Yazarı, Kanaat Önderi), Tayyar Zaimoğlu, (ÇUKTOB Başkanı, TURYİD ve TÜROFED Yönetim Kurulu Üyesi) birbirinden değerli konuşmacıları ağırladı. Gerçekleştirilen “Gastronomi Turizmi ve Kültürel Miras”, “Bir Ürün Olarak Gastronomi Turizmi: Özgünlük ve Değer Yaratma, Yerel Ürünlerin Markalaşması”, “Geleneksel Mutfak Mı Yaratıcı Mutfak Mı?” başlıklı oturumlarda Kayseri mutfağının ve gastronomik zenginliğinin nasıl öne çıkarılması gerektiği ve yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı.


 İçeriği Türkiye’nin gastronomi alanındaki tek ajansı olan Logos İletişim tarafından hazırlanan etkinlik, bugünkü Kayseri coğrafyasında turizm ve gastronomi başlıkları üzerinde tüm tarafların içinde olacağı bir tartışma yaratarak, yereldeki dinamikleri ve paydaşları bu alanda harekete geçirdi.

Tamamını Oku