Connect with us

Ajanda

88 Kurum ve İnisiyatif Zehirsiz Sofralar İçin Harekete Geçti

Yayınlanma zamanı

-

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin, Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında finanse edilen ve Avrupa Pestisit Eylem Ağı (PAN Europe) ortaklığında yürüttüğü “Zehirsiz Sofralar” projesi Nisan 2019’da başladı. Buğday Derneği, bir yıl sürecek proje ile pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Bu amaçlara ulaşmak için de bir sivil toplum ağı kurulmasına ön ayak olmayı, pek çok bilgilendirici materyalin olduğu bir web sitesi hazırlamayı ve oldukça kapsamlı bir kampanya yürütülmesini hedefliyor.

Kurulmakta olan Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, çalışma alanları gıda güvenliği ile kesişen, daha az pestisit kullanımı ve alternatif tarım ve mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması için savunuculuk yapacak, farklı alanlardan sivil toplum örgütleri ve sivil girişimleri bir araya getiriyor. Bu ağın birlikte hareket etmesi, sivil aktörlerin seslerinin daha güçlü çıkmasını, bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasını ve daha etkin bir kampanya yürütülmesini sağlayacak.

Zehirsiz Sofralar birlikte mümkün!

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın ilk aşama toplantıları, 16 Mayıs 2019 tarihinde İzmir’de, 11 Haziran 2019 tarihinde İstanbul’da ve 13 Haziran 2019 tarihinde Ankara’da gerçekleşti.

Toplantılara toplam 68 sivil toplum örgütü ve sivil girişimi temsilen 123 kişi katıldı. Toplantılara katılamayan, ama ağa katılma talebini iletenlerle birlikte Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nda tüketici hakları, sağlık, tarım, gıda, ekolojik yaşam, doğa koruma ve çevre gibi farklı alanlarda uzmanlaşmış 85 STK ve inisiyatif bulunuyor.

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın ilk aşama toplantılarında ağın yapısı, işleyişi ve çalışma alanları tartışıldı; ağın, kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirleyerek hareket etmesi karara bağlandı ve ağa ait bir Yürütme Kurulu oluşturuldu. Paydaşların sorumluluk alanları tanımlandı ve Zehirsiz Sofralar Projesi hakkında görüş alışverişi yapıldı.

Kalıcı olması hedeflenen Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın Eylül ayına kadar kuruluş aşamasını tamamlaması ve Kasım ayında pestisit kullanımının azaltılması ve alternatif yöntemlerin geliştirilmesi ile ilgili ortak bir kampanyaya başlaması hedefleniyor. Pestisitlerin zararları ve pestisitlere alternatif yöntemlerle ilgili Kasım ayında uluslararası bir konferans gerçekleştirilmesi planlanıyor ve aynı konularla ilgili Kasım ayında açılmak üzere kapsamlı bir web sitesi hazırlanıyor.

Tarımda kullanılan zehirlere karşı yan yana gelen kurumların oluşturduğu Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın ilk aşama toplantıları yapıldı.
sdr

Pestisitlere karşı bir sivil toplum ağına neden ihtiyacımız var?

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Koordinasyon Kurulu Üyesi Oya Ayman’a göre, pestisitlerin etkileri konusunda daha fazla araştırma yapılmasına, kamuoyunun bilgilendirilmesine ve pestisit kullanımı azaltılırken, doğa dostu alternatif mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması konusunda daha fazla işbirliği yapılmasına ihtiyacımız var. Ayman, ağın önemini; “Zehirsiz Sofralar STK Ağı, konunun farklı yönleriyle bütüncül bir şekilde ele alınmasını, bilgi ve deneyimlerin paylaşılmasını, sivil aktörlerin etkin bir kampanya yürüterek karar vericilerin harekete geçmesi için sesini daha güçlü duyurmasını sağlayacak” sözleriyle ifade ediyor.

Tarım ve gıdanın hayatın merkezinde yer aldığını belirten Greenpeace Akdeniz Gıda ve Tarım Proje Sorumlusu Berkan Özyer, Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nda olma nedenlerini şöyle açıklıyor: “Gıdanın tohumdan sofraya uzanan yolculuğu, insan haklarından iklim değişikliğine, adaletten toplumsal refaha, biyoçeşitlilikten kaynak tüketimine kadar hayatın her noktasına temas ediyor. Kökten değişmesi gereken çökmüş bir gıda sistemi var karşımızda. Bu yüzden tarım ve gıda üzerine çalışan, bu konuya ilgi duyan herkesin bir araya gelmesi, kendi uzmanlığını ortaya koyması çok önemli. Greenpeace Akdeniz olarak biz de elini taşın altına koyan her aktörle bir araya gelip ortak akılla sorunların teşhisini yapmak ve çözüm önerileri oluşturmak için bu ağı benzersiz bir önemde görüyoruz.”

Zehirsiz Sofralar Projesi Danışmanı Gıda Mühendisi Bülent Şık, Sivil Toplum Ağı’nın önemini şu şekilde açıklıyor: “Gıda güvenliği bir gıda maddesinin sağlığa uygun olmasını sağlamak için yapılan çalışmalar bütünüdür. Bu amaçla özünde kamusal nitelik taşıyan çeşitli çalışmalar yapılır. Kamusal çalışmaların sağlıklı yürütülmesi ise ancak yurttaşların da bu çalışmalara dâhil olabilmeleri ile mümkündür. Böylece yurttaşların bilgiye erişim haklarını kullanabilmeleri ve kamusal çalışmalardaki belirsizliklere ve yetersizliklere doğrudan müdahil olabilmeleri sağlanacaktır. Bu yapılabildiği ölçüde de yaşadığımız hayata dair bilgi ve becerimizin artacağı ve politik süreçlere müdahil olma imkânlarımızın çoğalacağı söylenebilir. Bu bağlamda çeşitli örgüt, yapı ve inisiyatifin gıdalardaki pestisit kalıntıları gibi önemli bir konuda kamuoyu farkındalığı yaratma ve tarımda pestisit kullanımını sonlandırma amacı ile bir araya gelerek “Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı” kurmasını çok önemli buluyorum.”

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nda yer alan kurumlar:

350 Ankara

Afşar Balam Kadın Kooperatifi

Agrida Tarım ve Turizm Derneği

Akdeniz Koruma Derneği

Anadolu Kalkınma Derneği

Ankara Organik Üreticileri ve Müteşebbisleri Derneği

Antalya Gıda Topluluğu

Atölye Deneme Sanat ve Ekolojik Çalışmalar Derneği

Bağlıca Eğitim Çevre Dayanışma Derneği

Bardacık Gıda Topluluğu

Başka Bir Okul Mümkün Kooperatifi Renkli Orman Okulları- BBOM

Beşiktaş Kooperatifi Girişimi

BİTOT Gıda Topluluğu

Biyolojik ve Biyoteknik Mücadele Ürünleri Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği – BİOTED

Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Bütün Çocuklar Bizim Derneği

Çankırı Eldivan Kadın Kooperatifi

Çekirdek Türetici

Çevre ve Arı Koruma Derneği – Çarık Derneği

Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı – ÇEKÜL

Çevreci Enerji Derneği

Çukurova İnsan Tohum ve Toprak Atölyeleri – ÇİTTA

Çukurova Organik Tarım Derneği

Demeter Tarım Derneği

Doğa Derneği

Doğa Koruma Merkezi

Doğal Besin, Bilinçli Beslenme Ağı – DBB

Doğal Yaşam Derneği

Doğu Anadolu Tarımsal Üreticiler ve Besiciler Derneği

Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği

Ege İhracatçı Birlikleri – EİB

Eko Harita

EKOLOG Ekolojik Girişimciler ve Gönüllüler Derneği

Ekoloji Kolektifi

Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği – ETO

Ekolojik Yaşam Derneği – EKODER

Erzurum Organik Güvenilir Gıda Üreticileri Derneği

Gastronomi ve Turizm Derneği

Gediz Ekoloji Topluluğu

Good4Trust

Greenpeace Akdeniz

Güneşköy Kooperatifi

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği- HASUDER

Homeros Gıda Topluluğu

İstanbul Permakültür Kolektifi

İşletme Kooperatifi Organik Üreticileri

Kanserle Dans Derneği

Kanserli Çocuklara Umut Vakfı- KAÇUV

Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği

Kars Doğal Ürün Yetiştiricileri Derneği

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği

Kendin Olma Cesaretini Bul Platformu

Kirazlı Ekolojik Yaşam Derneği

Kocaeli Ekolojik Yaşam Derneği

Konya Organik Tarım Derneği

Koruyucu Tarım Derneği

Kozmetik Üretici ve Araştırmacıları Derneği

Kuzey Ormanları Savunması

Ne Yersen O’sun

Organik Üreticiler ve Sanayiciler Derneği – ORGÜDER

Originn Gıda Topluluğu

S.S. Temiz Hasat Tüketim Kooperatifi

Sağlık ve Çevre İttifakı (Health and Environment Alliance) – HEAL

Silivri Çevre Derneği

Sürdürülebilir Yaşam Derneği

Tarım Ekonomisi Derneği

Tarım ve Gıda Etiği Derneği

Tarımsal Ürün Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları Derneği – KSKDER

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube

Tüketici Birliği Federasyonu – TBF

Tüketici Dernekleri Federasyonu – TÜDEF

Tüketici Hakları Derneği – THD

Tüketici Örgütleri Federasyonu – TÖF

Tüketiciler Derneği

Tüketiciyi Koruma Derneği – TÜKODER

Türk Kanser Derneği

Türk Toraks Derneği

Türkiye Biyoetik Derneği

Türkiye Biyologlar Derneği

Türkiye Ormancılar Derneği

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği

Ulupınar Çevre Koruma, Geliştirme ve İşletme Kooperatifi

WWF Türkiye

Yavaş Gıda Derneği

Yeryüzü Derneği

Yeşil Düşünce Derneği

Zeytince Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Tamamını Oku
Reklam
Yorum yapmak için tıklayın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ajanda

Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri Sahiplerini Buldu

Türkiye’nin köklü sivil toplum kuruluşlarından Mutfak Dostları Derneği, “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”ni, 10 kategoride sahipleri ile buluşturdu.

Published

on

Türkiye’nin en eski sivil toplum kuruluşlarından biri ve gastronomi alanının saygın temsilcisi olan Mutfak Dostları Derneği, geçtiğimiz yıl üç onur ödülü vererek başlattığı “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”ni, bu yıl sekiz dalda sahipleri ile buluşturdu. 18 Ocak 2020 tarihinde Moda Deniz Klübü’nde gerçekleşen ve Fransız şef Laurent Capdeville’in “Şefin Mutfağı; Par is tanbul” temasıyla sunduğu gala yemeği ile sahiplerini bulan olan ödüller şu kategorilerde verildi:

  • Yılın Türk Şefi – Osman Sezener, Od Urla
  • Yılın Yabancı Şefi – Fabio Brambilla, D.ream Grup Mutfak Direktörü
  • Yılın Genç Şefi – Murat Deniz Temel, Alaf
  • Yılın En İyi Geleneksel Lokantası – Kısmet İzmir
  • Yılın En İyi Yabancı Konsept Lokantası – Shang Palace, Shangri La Bosphorus
  • Yılın En İyi Tek Ürün Geleneksel Lokantası – Bayramoğlu Döner
  • Yılın En İyi Pastanesi / Tatlı evi – Orkide Pastanesi, Gaziantep
  • Yılın En İyi Ürün Satış Noktaları (Yiyecek&İçecek) – Çemen’s Gurme, Kayseri

Gecede, jüri özel ödülünü Anadolu mutfağına getirdiği çağdaş yorumlarla şef Deniz Şahin, Mutfak Dostları Derneği kurucularından Tuğrul Şavkay’ın anısını yaşatmak üzere verilen “Tuğrul Şavkay Başarı Ödülü”nü ise, sürdürülebilir tarıma ve yerel üretimin öncü ismi, Gürsel Tonbul aldı.

Bir sivil toplum kuruluşunun başlattığı ilk ödül

“Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri”, Türkiye’de gastronomi alanında bir sivil toplum kuruluşunun başlattığı ve organize ettiği ilk ödül programı olma niteliğini taşıyor. Bu yönüyle tamamen objektifkritereler ile işleyen ödül sistemi, sekiz kategorinin her biri için ön jürinin önerilerinin ana jüri tarafından değerlendirilmesi yöntemine dayanıyor.

Ödül törenine ilişkin olarak Mutfak Dostları Derneği Başkanı Zeynep Kakınç şunları söyledi: “Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri’ni bu yıl tüm kategorileriyle hayata geçirmiş olmaktan çok mutluyuz. 2020, derneğimizin 30.yılı yılı olması nedeniyle de bizler için ayrı bir önem taşıyor… 18 Ocak akşamı verilen ödüllerin ülkemizin gastronomi sahnesinde sürdürülebilir ve güvenilir bir referans olmasını hedefliyoruz, zira Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri, bu alana 30 yıldır yoğun katkı sunan bir sivil toplum kuruluşu tarafından veriliyor. Bu, ülkemizde bir ilki temsil etmesi bakımından hayli önemli… Dilerim sonuçlar da, bu alanda yılmadan, titizlikle çalışan kişi ve kuruluşları motive ederek gastronomi dünyamızın çıtasının daha da yükseğe çıkmasına destek olur.”

Tamamını Oku

Ajanda

Kayseri Gastronomi Turizm Çalıştayı Sona Erdi

16-17 Kasım tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir etkinlik programıyla sona erdi.

Published

on

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 16-17 Kasım tarihlerinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir programın ardından sona erdi.  İki gün süren ve halka açık olan etkinlikte,  herkesin yakından tanıdığı ünlü İtalyan şef Danilo Zanna’nın Buon Appetito – Bir İtalyan Şefin Türk Mutfağına Yolculuğu” başlıklı konuşması, ünlü yemek yazarı Sahrap Soysal’ın “Kayseri’nin Unutulan Ev Yemekleri”, usta kasap Cüneyt Asan’ın pastırma şovu ile şef Murat Bozok ve Hülya Tiritoğlu’nun “Kayseri Mutfağı” atölyesi büyük ilgi gördü. Eyüp Kemal Sevinç, Yunus Emre Akkor, Ebru Baybara Demir gibi ülkemizin gastronomi alanında en önemli şeflerinin ve birbirinden değerli panelistlerin Kayseri’nin gastronomi turizmindeki rol haritasını masaya yatırdığı oturumlar ilgiyle dinlendi.

16-17 Kasım tarihlerinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen «Kayseri Gastronomi Turizmi Çalıştayı» dolu dolu bir etkinlik programıyla sona erdi.

Çalıştayın Pazar günü programına herkesin yakından tanıdığı ünlü İtalyan şef Danilo Zanna ve ünlü yemek yazarı Sahrap Soysal damgasını vurdu. Danilo Zanna “Buon Appetito – Bir İtalyan Şefin Türk Mutfağına Yolculuğu” başlıklı konuşmasında Türk ve Kayseri mutfağına dair izlenimlerini paylaştı. Sahrap Soysal ise Kayserili et ustası Kemal Koçak ve yerel şef Ceylani Koçyiğit ile birlikte “Kayseri’nin Unutulan Ev Yemekleri” başlıklı muhteşem bir yemek şovu gerçekleştirdi. Çalıştayda, Zeynep Kakınç (Mutfak Dostları Derneği Başkanı), Ebru Koralı, (TURYİD Yönetim Kurulu Üyesi , Global Gastroekonomi Zirvesi Komite Başkanı) gibi sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı “Gastronomi Turizminde Kadın Kooperatiflerinin Önemi”, “Gastronomik Destinasyonlar ve Festivallerin Önemi”, “Gastronomi Şehri Olmak” başlıklı oturumlar ilgiyle dinlenirken, programın bitiminde yer alan değerlendirme oturumunda Kayseri’nin gastronomi turizminde izlemesi gereken yol haritası hazırlanan “Sonuç Bildirgesi” ile ortaya kondu ve şu noktaların önemi vurgulandı:

  • Öncelikle Kayseri’nin gastronomik mirasını ortaya koyan bir lezzet envanterinin çıkartılması gerekmektedir. Şehrin doğal, miras ve gastronomik kaynaklarının belirlenmesi, tarım ve nitelikli artizan gıda ürünlerinin belirlenmesi, gastronomik rotaların çıkartılması, yemek tarifleri ve özel yemeklerin kayıt altına alınması gibi çalışmalar yapılmalıdır.
  • Kayseri’deki gastronomik ürünler, üreticiler ve geleneksel artizan gıda sektörüne yönelik girişimlere hız verilmelidir. Coğrafi işaretleme yapılması (menşei ve mahreç işaretleri), nitelikli artizan ürünlerin korunması, üreticilere yönelik, geleneksel üretim teknikleri, gıda güvenliği ve hijyen sertifika programları geliştirilmesi (kasabından lokantasına herkese doğru bilgilerin öğretilmesi ve uygulanmasının sağlanması), nihai ürün haline getirilmesi (yani ürünlerin ambalajlanıp satılması veya kaybolan lezzetlerin restoran menülerine girmesi gibi) bu alanda yapılması gerekenlerin başında gelmektedir.
  • Şehirdeki turizm sektörünün kapasite (ikram ve konaklama) analizinin yapılması, mevcut kapasitenin ortaya konması, şehrin taşıma kapasitesinin belirlenmesi ve yapılması gereken yatırımların stratejik planlanması açısından önemlidir. Ayrıca dünyadaki diğer derecelendirme sistemlerinin yapısını baz alan, işletmelere yönelik gastronomik derecelendirme sistemleri geliştirilmesi de gerekmektedir.
  • Gastronomik kültürü yaymak için sürdürülebilir tanıtım etkinlikleri ve aktiviteler düzenlenmesi gerekmekte ve gastronomi iletişimi çalışmaları stratejik bir şekilde planlanmalıdır. Tüm yıla yayılacak  gastronomik etkinlikler, gastronomi festivalleri, gastronomik ticaret fuarları ve pazarları düzenlenmesi gibi etkinliklerle kente yıl boyuna gastronomi turistlerinin gelmesi sağlanmalı, Kayseri nitelikli gastronomi etkinlikleri ile özdeşleşerek bu alanda markalaşmalıdır.
  • Kayseri mutfağının geleneksel mirasını uygulamalı olarak turistlere aktaracak  ve deneyim yaşatacak mekanlar oluşturulması  önemlidir. Örneğin Kayseri mutfağının öğelerini yansıtan bir mutfak müzesi kurulmalı, tarihi dokuya ve mimariye uygun tasarlanmış sucuk, pastırma, yoğurt gibi yerel ürünlerin hikayelerinin ve üretim aşamalarının da izlenebileceği tadım merkezleri kurulmalıdır.
  • Kayseri’de gastronomik araştırma ve eğitim merkezleri kurulması, var olan mevcut kurumların müfredatının geleneksel Kayseri mutfağını gelecekle buluşturacak bir vizyonla ele alınması gerekmektedir. Şehrin geleneksel mutfağını yansıtan, envanter çalışması sonunda ortaya çıkacak  unutulmaya yüz tutmuş ürün ve reçetelerin uygulamalı olarak öğretileceği, içinde bu reçetelerin sunulduğu  bir restoran yer alan, turistlere yönelik atölye çalışmalarının, seminerlerin düzenleneceği mutfak enstitüleri ve eğitim merkezleri kurulmalıdır.
  • Gastronomi turizmde özellikle sosyal gastronomi kavramı da planlamalara dahil edilmeli, özellikle kadınlara ve dezavantajlı gruplara istihdam ve ekonomik getiri sağlayacak, geleneksel gıda ürünlerinin üretildiği kooperatiflere destek verilmesi, mutfak eğitimi programları geliştirilmeli ve iş imkanları sağlanmalıdır.
  • Kayseri’nin gastronomi turizminde izleyeceği strateji ve yapılacak çalışmalar, bu aşamadan itibaren “GASTROKAYSERİ” markası altında toplanacaktır.

Kayseri iki gün süren çalıştay boyunca usta kasap Cüneyt Asan, Eyüp Kemal Sevinç (Şef, EKS Mutfak Kurucusu), Yunus Emre Akkor (Şef, Yazar), Ebru Baybara Demir (Şef, Sosyal Girişimci), Osman Serim, (MDD Başkan Yrd.,TKKAD Başkan Yrd., F&B danışmanı),  Ahmet Örs, (Gastronomi Yazarı, Kanaat Önderi), Tayyar Zaimoğlu, (ÇUKTOB Başkanı, TURYİD ve TÜROFED Yönetim Kurulu Üyesi) birbirinden değerli konuşmacıları ağırladı. Gerçekleştirilen “Gastronomi Turizmi ve Kültürel Miras”, “Bir Ürün Olarak Gastronomi Turizmi: Özgünlük ve Değer Yaratma, Yerel Ürünlerin Markalaşması”, “Geleneksel Mutfak Mı Yaratıcı Mutfak Mı?” başlıklı oturumlarda Kayseri mutfağının ve gastronomik zenginliğinin nasıl öne çıkarılması gerektiği ve yapılması gereken çalışmalar masaya yatırıldı.


 İçeriği Türkiye’nin gastronomi alanındaki tek ajansı olan Logos İletişim tarafından hazırlanan etkinlik, bugünkü Kayseri coğrafyasında turizm ve gastronomi başlıkları üzerinde tüm tarafların içinde olacağı bir tartışma yaratarak, yereldeki dinamikleri ve paydaşları bu alanda harekete geçirdi.

Tamamını Oku