Pirinç, mercimek, nohut ve makarnayı aynı kasede buluşturan, üzerine dökülen acı sos ve sarımsaklı sirkeyle Kahire sokaklarını ayakta tutan işçi yemeği Koshari.
Mutfakta saatlerce kaynayan ilikli kemiklerin bağ dokusundaki kolajenin ısı ve suyla jelatine dönüşerek soslara kadifemsi bir gövde kazandırmasının biyokimyası.
Kayseri Bünyan bahçelerinde ilk don vurduktan sonra toplanıp su dolu küplerde aylarca bekletilerek acısını atan gilaburunun kış kilerlerindeki sabır yolculuğu.
Atlantik Okyanusu’nun Fransa’nın Bretagne kıyılarında günde iki kez metrelerce geri çekilmesiyle kurulan demir masalar ve gelgitin ritmiyle beslenen yabani istiridyeler.
Dönen santrifüj başlığından 150 derecede fırlatılan erimiş şekerin amorf cam liflerine dönüşmesi ve havadaki tek bir nem damlasıyla dakikalar içinde eriyen sokak nostaljisi.
Güney Almanya sokaklarının çıtır simgesi pretzelin fırına girmeden önce kostik soda banyosuna daldırılmasıyla başlayan tehlikeli kimyası ve Maillard devrimi.
Sonbaharın ilk soğuklarıyla Safranbolu vadilerinde açan mor çiçeklerin tepeciklerindeki üç kırmızı lif için verilen şafak nöbeti ve dünyanın en pahalı baharatının mutfak kimyası.
22-25 Ekim tarihleri arasında Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde gerçekleşen 4. Kayseri Gastronomi Günleri, geleneksel lezzetlerin modern yorumlarından UNESCO hedeflerine uzanan dopdolu içeriğiyle kentin mutfak hafızasını...
Apartheid döneminde restoranlara alınmayan Hint kökenli işçilerin somun ekmeği kaseye dönüştürerek yarattığı ve Durban sokaklarının simgesi haline gelen Bunny Chow.
Çorum Kargı yaylalarında keçi ve koyun sütünden pıhtılaştırılıp deriye basılan ve çam kabuklarıyla sarılarak yer altı mahzenlerinde aylarca uyutulan tulum peynirinin derin öyküsü.